Uçak yolculuklarının büyük bölümü gökyüzünde, sakin ve sabit geçiyor.
Ancak yolculuğun en kritik kısmı, o sessiz dakikalar değil.
Son yıllarda yaşanan uçak kazalarının raporlarına bakıldığında çarpıcı bir gerçekle karşılaşıyoruz.
Uçuş süresinin yalnızca yüzde 6’sını oluşturan kalkış ve iniş anlarında, kazaların yüzde 50’den fazlası meydana geliyor.
Peki neden?
Böylesine kısa bir zaman diliminde, bu kadar yüksek bir risk nasıl ortaya çıkıyor?
Hemen anlatalım!
AĞIRLIK, YÜKSEK BASINÇ, SIFIR HATA PAYI
Kalkış anında uçak en ağır halindedir.
Yakıt deposu dolu, hız yer çekimiyle yarış halinde olur.
Bu sırada tek bir sistem arızası bile zincirleme etki yaratabilir.
Pilot, kule, yer ekibi ve bilgisayar sistemleri tam uyum içinde olmak zorundadır.
İnişte ise durum tam tersine döner.
Hız düşer, frenleme başlar, rüzgar yönü ve pist durumu gibi onlarca değişken devreye girer.
Her saniye, pilotun reflekslerine bağlıdır.
Bu anlarda yapılan küçük bir hata bile, diğer tüm güvenlik önlemlerini boşa çıkarabilir.
SİSTEMSEL DEĞİL, İNSAN FAKTÖRÜ
Kazaların yüzde 53’ü hala insan hatasından kaynaklanıyor.
Yani teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin, pilotun kararları kritik kalıyor.
Bu sistemde telafi şansı yok, ya doğru hamle yapılır ya da yapılmaz.
UÇAĞIN EN ZAYIF ANLARI
Bir uçağın gökyüzünde seyir halinde olması, aslında en güvenli durumu.
Otomatik pilot devrede, sistem sabit, dış etkenler minimum.
Ama kalkışta veya inişte işler değişiyor.
Uçak en savunmasız halindeyken, en fazla koordinasyon gerekiyor.
Özellikle hava koşulları, kuş sürüleri, pist durumu, trafik yoğunluğu, görüş mesafesi, uçuş saati gibi detaylar bu kısa süreyi adeta bir sınav anına çeviriyor.
STRESİN ZİRVE YAPTIĞI AN
Birçok pilotun ortak yorumu şu:
“Uçuşun geri kalanı rutin. Ama kalkışta ve inişte tüm yeteneklerimizi kullanmak zorundayız.”
İşte bu yüzden, uçak yolculuğunun en kısa ama en hayati bölümü bu.
GÜVENLİK İÇİN YOLCULAR NE YAPABİLİR?
Kalkış ve iniş anlarında dikkat dağıtılmamalı.
Kurallar ve uyarılar dikkate alınmalı.
Emniyet kemeri sadece mecburi olduğu için değil, gerçekten koruduğu için takılmalı.
Acil çıkış prosedürlerini hafife almak gerekir.
Uçuşlarda tahliye süresi ortalama 90 saniyedir, bu konularda bilinçlenmekte fayda var.
SORUMLULUK ÇİFT TARAFLI
Uçak yolculuğunun en tehlikeli kısmı, gökyüzünde değil, havalanmadan önce ve yere inmeden hemen önce yaşanıyor.
Bu kısa ama kritik zaman dilimi, bir yolculuğun kaderini belirleyebiliyor.
Bir seyahati güvenli kılan sadece uçak ve mürettebat değil, aynı zamanda bilgili, dikkatli ve hazırlıklı bir yolcudur.