Son dönemde dünya kamuoyu, Körfez bölgesinde yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyor. Özellikle bazı sosyal medya hesapları, İsrail ve Amerika’nın Türkiye’yi hedef alacağı yönünde korkutucu söylemlerle gündemde yer alıyor. Peki, gerçekten Türkiye hedef mi? Bu spekülasyonlara profesyonel bir bakış açısıyla yanıt veren Ceza Hukukçusu Prof. Ersan Şen, ensonhaber.com’a yaptığı açıklamalarda dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
Şen, İran’ın istihbarat yapısına dair önemli tespitlerde bulunarak, “İran istihbaratı homojen değil ve parayla alınabilir,” diyerek başlıyor. Ayrıca, İran’da Haniye’nin öldürülmesinden sonra, İran’ın istihbarat güçlerine karşı dikkatli olunması gerektiğine vurgu yapıyor. Bir zamanlar Osmanlı döneminde, yeniçeri ve baltacılar gibi güvenlik unsurlarının içerden destek aldığını hatırlatarak, günümüzde de aynı yöntemin uygulanabileceğine dikkat çekiyor. Bu, içerden gelecek tehditlere karşı alınan önemli bir tedbirdir ve ders alınması gerekir.
Türkiye’nin Güçlü ve Güvenli Yapısı
Prof. Şen, Türkiye’ye yönelik en yoğun spekülasyonlar karşısında güvenliğimizi koruma konusunda endişe edilmesine gerek olmadığını belirtiyor. Hatta, “Türkiye’nin önü tıkanamaz,” diyerek, bunun nedenlerini anlatıyor: Dünya üzerinde sadece Çin ve Türkler gibi birkaç millet güçlü ve dirençlidir. Üstelik, Türkiye’nin tarih boyunca 17 devlet kurduğunu hatırlatarak, bu güçlü genetiğin asla kaybedilemeyeceğini vurguluyor. Bu nedenle, herkesin kafasında kurulan hayali senaryoların gerçeği yansıtmadığını ifade ediyor.

Şen, ayrıca, Türkiye’nin bölgedeki ve küresel anlamdaki konumunun çok önemli olduğunu ve hiçbir güç tarafından yıkılamayacağını sözlerine ekliyor. Bu güçlü duruşun, dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı büyük bir avantaj sağladığını düşünüyor.

İşte, bu sohbetin en dikkat çekici noktası ise şu: Söylentilere ve provokasyonlara kanmadan, gerçek güç ve kararlılıkla hareket etmek en doğrusudur. Türkiye’nin tarih boyunca gösterdiği dirayet ve irade, bugün de aynen devam ediyor ve etmeli.
















