Bundan iki yıl önce Bilim Kültür ve Sanat Derneği’nde (BİKSAD) bir iftar programında İstanbul Mushafı’yla tanışmış, her cildi her sayfası ve her ayet durağında incelikle düşünülerek işlenmiş İslam medeniyetinin izlerini görünce çok etkilenmiştik. Aradan iki yıl geçti ve İstanbul Mushafı artık kıtalar aşarak tüm dünyayı dolaşıyor. Bugüne kadar İstanbul Mushafı’yla ilgili yapılanları yine bir BİKSAD iftarında Hattat Hüseyin Kutlu’dan dinledik.
Kâğıdından mürekkebine kadar Kutlu ve 66 kişilik ekibi tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın himayelerinde 9 yılda tamamlanan İstanbul Mushafı, Asr-ı Saadet’ten bugüne İslam tarihi ve İslam coğrafyasını merkeze alıyor.

Hüseyin Kutlu.
Orijinalinin şimdilik BİKSAD’da muhafaza edildiği Mushaf’ın bin adet tıpkı basımı yapıldı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından devlet başkanlarına hediye olarak dağıtılıyor. Ayrıca sipariş verilince de basılıp piyasaya veriliyor. Orijinaliyle tıpkı basımı arasındaki farkı kimsenin ayırt edemediğini söyleyen Kutlu, tıpkı orijinali gibi kendi ürettikleri el yapımı aharlı kâğıda aynı kalitede bastıklarını belirtti. Mushaf’ın gelirini BİKSAD’a vakfettiğini dile getiren Kutlu, orijinal eserin yakın zamanda Yıldız Teknik Üniversitesi’nin girişindeki Sultan Abdülhamid Han’ın telgrafhane olarak kullandığı ve yeni restore edilen taş binada muhafaza edileceğini ifade etti.
İstanbul Mushafı’nın bir destan olduğunun altını çizen Kutlu şöyle konuştu: “İstanbul Mushafı’nın dünyaya nasıl baktığını anlatan bir harita yaparak tarih ve coğrafya olarak referans aldığı yerleri yeşile boyadım. Mesela en sol tarafta İspanya var. İstanbul Mushafı’na göre burası İspanyollar tarafından işgal edilmiştir. Çünkü Mushaf’ın üçüncü cildi orada 800 yıl Endülüs Medeniyeti olduğunu nakış nakış anlatıyor. Aynı şekilde Hinduların işgal ettiği Babür İslam Medeniyeti de yeşile boyalı. Açın bakın, nakış nakış anlatıyor. Bu bir dava, bir Mushaf veya kâğıt yapma davası değil, bir medeniyet davası.”



