Yoğun kar yağışı Muş’un merkezine bağlı, yaklaşık 1.800 rakımlı Yukarıyongalı köyünü tamamen beyaz örtüye bürüdü. Buralarda kar kalınlığı yer yer 2 metreyi aşarken, evler ve çevresi adeta kardan yaşamını sürdürüyor. Köy sakinleri, adeta karla kaplı bir meydan gibi olan evlerinin önünde büyük bir mücadele veriyor. Köydeki yüksek rakım nedeniyle kar yağışları oldukça yoğun; hatta ilkbahar ayları bile kar altında geçiyor. İnsanlar, günlerini kurtarmak için ellerindeki küreklerle kar temizliğine devam ediyor ve ulaşımı zorlaştıran kar tünelleri açarak hayatta kalma mücadelesini sürdürüyor.

Hayvancılık ile geçinen köyde, özellikle kış ayları işleri katlanılmaz hale getiriyor. Köylüler, günlük hayatın adeta bir savaş gibi olduğunu söylüyor ve her yeni gün yeni zorluklarla başa çıkmak zorunda kalıyor. Eşref Omur isimli besici, “Köyümüzde kar çok yağıyor, hatta metrelerce. Buradan köy ile ova arasındaki sadece 5 kilometrelik mesafe olmasına rağmen, orada kar yok. Burada ise yer ve çatılar, karın etkisiyle birleşmiş durumda” diyerek yaşadıkları zorlukları dile getiriyor. Erken saatlerde kalkıp karla mücadele etmeyi, damların ve bacaların üzerini temizlemeyi alışkanlık haline getirmişler.
Besiciler, kar altındaki evlerine ulaşmak için sürekli tünel benzeri yollar açıyor. Eyüp Omur, “Bizim rakım yaklaşık 1.850 metre. Köye sadece 5 kilometre uzakta bulunan ovada kar görünmüyor, burada ise iki metre kar var. Kar, yerle çatıyı birleştirmiş, çatılara tırmanmak için karın üzerinden çıkıyoruz” diyerek, günlük routinelerini aktardı. Her sabah, evlerinin önünü temizlediğini ve genişliği dar olan tüneller aracılığıyla komşularına, hayvanlarına ve diğer ihtiyaç noktalarına ulaşmaya çalıştıklarını belirtti.

Sık sık karşılaştıkları zorluklar nedeniyle, köyde yaşam oldukça güçleşmiş durumda. Köylüler, uzun ve zorlu kış mevsimi boyunca sabır ve azimle mücadele ederek hayatta kalmaya çalışıyorlar. Her gün, karla mücadele ve hayvanların bakımını beraber yürütmek, onları adeta direnç sınavına tabi tutuyor. Güçlü dayanışma ve kararlılıkla, bu zorlu şartlara rağmen yaşamlarını sürdürüyorlar.






























