Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sona erdi.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki toplantı 2,5 saat sürdü.
Kabine’de İran krizi ve mümkün senaryoları ele aldık.
Hükümet olarak 28 Şubat’tan beri tüm birimlerimizle teyakkuz halindeyiz.
Yangını söndürmenin uğraşını veriyoruz.
Ana muhalefetin başındaki zatın kimsenin önemsemediği, kendi seçmeni dahi umursamadığı telaffuzları ibretle takip ediyoruz.
Etrafımızın ateş çemberiyle sarıldığı bu türlü bir periyotta hala polemik peşinde koşan, bize sataşarak prim kazanma hesabı yapan bu şahsı ben bir sefer daha aziz milletime havale ediyorum.
Türkiye’nin ana muhalefet partisinin genel başkanı da olsa bu mantık örgüsü ve telaffuz seviyesi ile muhatap olmak bizlere hakikaten ağır geliyor.
Fakat o denli şeyler söylüyor, o denli temelsiz ithamlarda bulunuyor ki milletimize hürmetimiz gereği bazen karşılık vermek zorunda kalıyoruz.
Ana muhalefetin elle tutulur dış siyaset vizyonu yok.
Diplomasi birikimi, kriz idare deneyimi deseniz zati yok.
Ne devletimiz ne hükümetimiz asla bir acziyet içerisinde değildir.
Türkiye Cumhuriyeti diplomasi ve savunma başta olmak üzere her alanda güçlüdür.
86 milyonun emanetini taşıyan bir Cumhurbaşkanı olarak tüm makus sicillerine karşın onlara şu çağrıyı yapmak istiyorum:
Kendi siyasi ikbalini mensubu olduğu milletin istikbalinin önünde tutanlar ne bizim ne de milletimizin nezdinde asla prestij göremezler.
Gün abuk sabuk telaffuzlarla siyasette yelkenleri şişirme, polemik yapma, ona buna sataşma günü değildir.
Gün sorumluluk şuuruyla hareket etme, en azından bölgemiz bu tehlikeyi atlatana kadar biraz daha sağ duyulu davranma günüdür.
Gelin siyasi fırsatçılığı bırakın, selden kütük kapma hesabını terk edin, bari bu hassas devirde Ankara merkezli siyaset yapmayı deneyin.
Madem takviye olmuyorsunuz en azından köstek olmayın.
Proaktif bir yaklaşımla attığımız adımlar sayesinde piyasalarımız sağlıklı bir halde işlemeye devam ediyor.
Sermaye Piyasası Kurulu ve Borsa İstanbul, piyasaların inançlı işleyişini teminat altına alacak düzenlemeleri hızla hayata geçirdi.
Gübre stokları kâfi düzeyde.
F-16’larımız, havadan erken ihbar ve tanker uçaklarımızla olası tehditlere karşı hava alanımızı 7/24 gözlemliyoruz.
İran bakanlarına gerekli ikazlar yapıldı fakat şu hususu altını çizerek belirtmeliyim; Türkiye’nin dostluğunu zora sokacak son derece yanlış ve provokatif adımlar atılmaya devam ediyor.
Milletimizin zihninde derin yaralar açacak, kardeşlik hukukumuzu bozacak adımlar atılmamalıdır.
Bugünkü hadise bağlamında yanlışta ısrar ve inat edilmemesi gerektiğini bir sefer daha hatırlatıyorum.


