
Projeyi hayata geçiren dönemin ABB Başkanı Melih Gökçek, yaşanan tabloya sert sözlerle tepki gösterdi. Kızılırmak Suyu Projesi’nin bir mühendislik başarısı olduğunu vurgulayan Gökçek, inşa sürecini şu sözlerle anlattı:

Gökçek, Ankara susuz kalmasın diye çalıştıklarını belirterek, o dönemde yürütülen eleştirilere de dikkat çekti:
Mansur Yavaş’ın geçmişte projeyi “2050 yılının işi, belediye için kayıp” olarak nitelendirdiğini hatırlatan Gökçek, mevcut yönetimin bugün hatta ilave kapasite için adım atmasını sert sözlerle eleştirdi:
Ankara, yaklaşık 18 yıl önce de ciddi bir su kriziyle karşı karşıya kalmış, çözüm olarak Kesikköprü Barajı’ndan alınan su rekor sürede inşa edilen isale hattıyla kente ulaştırılmıştı. Proje, Ankara’nın yanı sıra Türkiye’nin en büyük şehirler arası su transfer projelerinden biri olarak kayda geçmişti.

Kızılırmak Suyu Projesi’nin yapım sürecinde en sert muhalefeti yürüten isimlerin başında Mansur Yavaş geliyordu. Yavaş, MHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğu dönemde Çubuk’ta yaptığı konuşmada, “Çamlıdere’den verilen su 80 gün sonra biterse, Kesikköprü’den gelen su ile paçal yapılacak su bulunmayacak. O zaman sağlıksız Kızılırmak suyu direkt Ankaralılara verilecek. Ankara’nın sağlığıyla oynanıyor” ifadelerini kullanmıştı.
2019 yerel seçimleri öncesinde katıldığı bir televizyon programında ise Kesikköprü Hattı için, “Kızılırmak 2050 yılının projesiydi. Belediye için kayıptır, gereksizdir” demişti. Aynı dönemde bazı CHP milletvekilleri de Kızılırmak suyunun “çok sayıda zehirli kimyasal içerdiğini” iddia ederek projeye karşı açıklamalar yapmıştı. Gelinen noktada ise, yıllarca “zehirli” denilerek eleştirilen Kızılırmak–Kesikköprü İsale Hattı’nın, Ankara’nın susuz kalmamasını sağlayan temel kaynak olarak kullanılması, Mansur Yavaş yönetiminin geçmiş söylemleriyle bugünkü uygulamaları arasındaki çelişkiyi yeniden gündeme taşıdı.


















