İran’a yönelik gerçekleştirilen saldırıların ve İsrail’in İran’a karşı olası harekatlarının ardından, Ankara’da yoğun bir diplomatik hareketlilik başladı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, son dönemde farklı bölge ülkeleriyle telefon görüşmeleri gerçekleştirerek durumu yakından takip etti ve temaslarını sürdürdü.
Gece saatlerinde Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki son gelişmeler ve İran ile Körfez ülkelerinin durumu üzerinde durdu. Aynı zamanda, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile de ilk temasını gerçekleştirdi. Görüşmede, bölgedeki saldırılar nedeniyle karşılıklı geçmiş olsun temennileri iletildi ve olaylara ilişkin değerlendirmeler yapıldı.
Ortak Çabalar ve Bölgesel İstikrar
Ardından, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile telefon görüşmesi yapan Erdoğan, bölgedeki gelişmeler hakkında bilgi paylaşımında bulundu ve saldırıların ülkesine yansıyan etkilerini ele aldı. Görüşmelerde, bölgedeki genel güvenlik ortamının korunmasının önemi vurgulandı.
Görüşmelerine devam eden Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile yaptığı telefon tartışmasında, ülkesine yönelik saldırıların ardından yaşanan hassas durumu değerlendirdi. Bu süreçte, diyalog ve müzakere yolunun öncelikli çözüm yolu olduğunu belirten Erdoğan, gerek bölgesel barış gerekse sürdürülebilir istikrar için diplomasiye önem verdiğini ifade etti. Ayrıca, iki ülkenin karşılıklı çözüm arayışlarına gayret gösterdiğine dikkat çekti.
Erdoğan, aynı zamanda Kuveyt Emiri Şeyh Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah ile de iletişim kurdu ve bölgesel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulundu. Saldırılardan duyduğu üzüntüyü dile getirirken, sorunların diplomasi ve müzakere kanallarıyla çözülmesi gerektiğine vurgu yaptı. Türkiye’nin barış ve istikrarı destekleyecek adımlar atmayı sürdüreceğini belirtti.
Avrupa Birliği ile İşbirliği ve Barış Süreci
Erdoğan, ardından Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile yaptığı görüşmede, Türkiye’nin tüm taraflara diplomasi çağrısında bulunduğunu ve çözüm için çaba sarf ettiğini dile getirdi. Özellikle, barış ve istikrar ortamının devamı adına, Türkiye ile AB arasındaki yakın işbirliğinin önemine işaret etti.
Bölgedeki yükselen gerilimin sadece taraf ülkeleri değil, tüm bölgeyi tehdit ettiğine işaret eden diplomatik kaynaklar, diyalog ve müzakere mekanizmalarının hızla devreye alınması gerektiğinin altını çizdi. Türkiye’nin yaklaşımını özetleyen ifadelerde, ‘Savaşın kazananı olmaz’ ilkesi vurgulanarak, barış ve adil çözüm arayışlarının önemi anlatıldı.
Görüşmelerde, bölgesel istikrara katkı sağlamak amacıyla, tüm ülkeleri kapsayan ortak diyalog platformlarının kurulması önerildi. Bu çerçevede, Türkiye’nin devletlerarası gerilimleri sona erdirme yönünde kararlı adımlar atmaya devam edeceği bildirildi.
İran’a Taziye ve Barış Çabaları
Son olarak, Erdoğan, İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in hayatını kaybetmesi üzerine taziye mesajı yayımladı. Mesajda, “Sayın Hamaney’e Allah’tan rahmet diliyor, İran halkına başsağlığı temenni ediyorum” ifadeleri yer aldı. Ayrıca, bölgedeki tüm dost ve kardeş ülkelerin, savaşların ve çatışmaların sona erdiği, barışın hâkim olduğu bir ortamın tesisi için Türkiye’nin çaba ve gayretlerinin devam edeceğinin altını çizdi.
Türkiye’nin temel ilkesi, kalıcı barış ve istikrarın sağlanmasıdır. Gerek diyalog ortamının güçlendirilmesi gerekse bölge ülkeleriyle sürdürülebilir işbirliği için yoğun diplomasi yürütüyoruz.
















