İstanbul başta olmak üzere birçok kıyı kentinde balık tutma turları, olta sevdalılarından yoğun ilgi görüyor. Sosyal medyanın etkisiyle son dönemin yeni trendi bu tarz etkinlikler diyebiliriz. Balıkçılık sevdalısının kimi ilk kez oltasını suya bırakıyor, kimi yıllardır bu anın peşinde. Genellikle 4 ila 6 saat süren turlarda çaylar demleniyor, sohbet koyulaşıyor, gözler bir yandan da oltanın ucunda. Biz de ‘Vira bismillah’ diyerek işin piyasasına doğru açılıyoruz.
Organizasyonların çoğu amatör balıkçılara hitap ederken, “balık bahane, deniz şahane” diyenlerin sayısının az olmadığını söyleyelim.
Organizasyonlarda fiyatlar geniş aralıkta seyrediyor. İstanbul’da ortalama ücretler, kişi başı 1.000 TL’den başlayıp 7.500 TL’ye kadar çıkıyor. Teknenin büyüklüğü, avın süresi, ekipman ve ikram gibi detaylar rakamları belirleyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Örneğin Bebek açıklarında düzenlenen etkinlik 2 bin TL, Karadeniz’e kıyılarına doğru olanlar 3 bin TL civarında. Bu turların geneli 15 kişilik balıkçı tekneleriyle gerçekleştiriliyor. İsmini önceden kaydettiren ve ön ödeme yapan katılımcılar turlara dahil oluyor. Eminönü veya Unkapanı tarafında saatlik kiralama bedeli 4 bin TL’den başlarken, Kuruçeşme’de bu rakam saatlik 9 bin TL’ye kadar çıkıyor.
İşi profesyonel boyuta taşıyan, sosyal medya platformlarından canlı yayın yapan, avlanma deneyimini videoya çeken ve yemek servisi sunan şirketler kısacası ‘Gel vatandaş gel’ misali durum söz konusu. VIP hizmetlerin fiyatı 20 bin TL’den başlıyor. Teknede balıkçılık yabancı turistlerin de ilgisini çekiyor. Rehber eşliğindeki kafilelere yönelik avcılık paketlerinin ortalaması 75 avro. Sektör temsilcileri, işin piyasasının İstanbul turizmine de katkı sağladığını belirtiyor.
Galata Köprüsü’nde sabırla balık bekleyenler yerini korurken, bir kesim için oltanın yeni adresi artık açık deniz. İstanbul’da balık tutma, hem kent sakinleri hem de turistler için ‘rastgele’ bir kaçış rotasına dönüşüyor.
















