Toplumun “canavar”, “hasta”, “şımarık” veya “fanatik” olarak etiketleyip ötekileştirdiği gençlerin hayatlarına ayna tutan eser, televizyon ekranlarında ya da mahkeme salonlarında sadece birer “suçlu” veya “vaka” olarak görünen hayatların perde arkasını psikolojik, sosyolojik ve nörobiyolojik bir denklemle ele alıyor.

Eser, suçu aklamayı, faili masum ilan etmeyi ya da şiddeti romantize etmeyi kesinlikle reddediyor. Bunun yerine, “kader” dediğimiz şeyin aslında görmezden gelinmiş küçük anların, fark edilmeyen uyarı işaretlerinin ve geç kalınmış müdahalelerin bir toplamı olduğunu kanıtlıyor.
