Canlı yayında Trump’a yöneltilen soru son derece net ve insaniydi. Muhabir, İran halkından haber alınamadığını, internetin kesildiğini ve hükümetin binlerce insanı katlettiğine dair derin endişeleri dile getirdi. “İçme suları var mı, durumları nasıl?” diyerek çaresiz insanların akıbetini soran muhabir, duydukları karşısında neye uğradığını şaşırdı. İran’da yaşanan insanlık dramını zerre kadar umursamayan Trump, soruyu tamamen görmezden gelerek konuyu yıllar önce muhabirle yediği yemeğe getirdi. Milyonların can derdinde olduğu bir anda, “Trump Tower’ın yeni olduğu zamanlarda birlikte öğle yemeği yediğimizi hatırlıyor musun? Hiç değişmemişsin” diyerek laubali bir tavır takınan Trump, hızını alamayarak skandal sözlerine devam etti: “Aslında bunu söylememem lazım, yoksa siyasi kariyerim biter ama… belki de daha da güzel olmuşsun. Ne yapıyorsan bilmiyorum ama bunu söylemeyeceğim. Çünkü artık bir kadına güzelsin demek bile sorun oluyor.”
Binlerce masumun kanı dökülürken, bir ABD Başkanı’nın küstahça şov yapması ve konuyu kendi narsisizmine bağlayarak flörtleşmeye çevirmesi, Batı’nın iki yüzlü ve vicdansız yüzünün en net özeti olarak kayıtlara geçti.



