
Tasarruf odaklı yeni dönem: Hibrit ve elektrikli atağı
Akaryakıt istasyonlarındaki tabela hareketliliği, araç sahiplerini “kilometre başına maliyet” hesabına yöneltti. İçten yanmalı motorlara göre şehir içinde %50’ye varan yakıt tasarrufu sağlayan hibrit teknolojisi, özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi yoğun trafiğin yaşandığı illerde ilk tercih haline geldi. Elektrikli araçlarda ise yerli otomobil Togg’un öncülük ettiği şarj altyapısı ağının genişlemesi, tüketicinin “menzil kaygısını” ortadan kaldırarak bu segmentteki satışları rekor seviyeye taşıdı.

İkinci el piyasasında “yakıt” kriteri ön planda
Sıfır araç pazarındaki bu değişim, ikinci el piyasasına da doğrudan yansıyor. Eskiden “full aksesuar” veya “düşük kilometre” arayan alıcılar, artık ilanlarda ilk olarak ortalama yakıt tüketimi verilerine bakıyor. Akaryakıt fiyatlarındaki belirsizlik, yüksek hacimli ve çok yakan araçların değer kaybını hızlandırırken; az yakan küçük hacimli turbo motorlar ve elektrikli modellerin piyasa değerini korumasını sağlıyor.

Sektör temsilcileri: “Böyle giderse dönüşüm kaçınılmaz”
Otomotiv yetkili satıcıları ve uzmanlar, akaryakıt maliyetlerinin bu seviyelerde seyretmesi durumunda, 2030 yılına kadar Türkiye yollarındaki binek araç parkının en az yarısının “çevreci ve ekonomik” motorlardan oluşacağını öngörüyor. Markaların dizel motor üretimini kademeli olarak durdurması ve vergi teşviklerinin elektrikli araç lehine evrilmesi, bu dönüşümü sadece bir tercih değil, bir zorunluluk haline getiriyor.

Yakıt tasarrufu için kritik tavsiyeler
Mevcut aracını değiştiremeyen vatandaşlar için ise uzmanlar; periyodik bakımın aksatılmaması, lastik basınçlarının kontrol edilmesi ve “ekonomik sürüş teknikleri” (ani hızlanmalardan kaçınma) gibi yöntemlerle yakıt giderlerini %15’e kadar düşürmenin mümkün olduğunu hatırlatıyor.



