Bu süreçte 22 bin 57 kadın eşlerini kaybederek dul kaldı ve ailelerinin tek dayanağı haline geldi. Bu tablo, sadece bireysel acıları değil, aynı zamanda toplumsal yapıda yaşanan köklü bir dönüşümü de gözler önüne seriyor. Saldırılar öncesinde kadınların yönettiği hanelerin oranı yüzde 12 iken, bugün bu oran yüzde 18’e yükselmiş durumda. Kadınlar artık hem ailelerini geçindirme hem çocuklarını büyütme hem de kaybettikleri eşlerin bıraktığı boşluğu doldurma sorumluluğunu tek başlarına üstleniyor. Ancak gelir kaybı, gıda kıtlığı ve sosyal destek mekanizmalarının çökmesi, bu yükü daha da ağırlaştırıyor. Günlük yaşam ise sürekli bir belirsizlik ve hayatta kalma mücadelesine dönüşmüş durumda. Öte yandan sağlık sisteminin neredeyse tamamen çökmesi, kadınların karşı karşıya kaldığı zorlukları katlayarak artırıyor. Sağlık tesislerinin yüzde 94’ünün hasar gördüğü ya da yok olduğu Gazze’de, hamile ve emziren yaklaşık 37 bin kadın akut yetersiz beslenme riskiyle karşı karşıya. Anne ölüm oranı da dramatik bir artış gösterdi; 2022’de 100 bin canlı doğumda 17,4 olan oran, 2024’te 145’e yükseldi. Bu artış, sağlık hizmetlerindeki yıkımın ve güvenli bakım eksikliğinin en çarpıcı göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. Kadın sağlığı açısından bir diğer ciddi tehdit ise kanser, özellikle de meme kanseri. Gazze’de kadınlar arasında görülen kanser vakalarının yaklaşık yüzde 30’unu meme kanseri oluşturuyor; bu da her 100 bin kadında 29 vakaya karşılık geliyor. Erken teşhis ve tedavi imkanlarının sağlık altyapısının çökmesiyle büyük ölçüde ortadan kalkması, yetersiz beslenme ve yoğun psikolojik stresle birleşince, kadın sağlığını derin bir krize sürüklüyor.
Gazze kadınların omzunda: 22 bin kadın eşini kaybetti
Gazze’de 7 Ekim 2023’ten bu yana süren saldırılar, yalnızca şehirleri değil, toplumun en kırılgan kesimlerini de derinden sarsmaya devam ediyor.
0
Paylaş
