2026 İstanbul İmsakiyesi
  • İmsak 00:00
  • Güneş 00:00
  • Öğle 00:00
  • İkindi 00:00
  • Akşam 00:00
  • Yatsı 00:00
  • İftara kalan süre
    00
    SAAT
    :
    00
    DAKİKA
    :
    00
    SANİYE
featured

Uzmanlar net şekilde uyardı: ‘İzmir’in altyapısı felakete davetiye çıkartıyor’

İzmir'de her sağanak sonrası yaşanan su baskınları ve taşkınlar, yaşamı olumsuz etkiliyor. Yağışların milyonlarca yıldır olan bir doğa olayı olduğunu belirten Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Koray Çetin Önalan, doğa ...

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İzmir’de her sağanak sonrası yaşanan su baskınları ve taşkınlar, yaşamı olumsuz etkiliyor. Yağışların milyonlarca yıldır olan bir doğa olayı olduğunu belirten Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Koray Çetin Önalan, doğa olaylarının felakete dönüşmesinin insanoğlunun eseri olduğunu söyledi.

Plansız kentleşme ve altyapı yetersizliği nedeniyle felaketlerle karşılaşılmasının son derece olağan olduğunu söyleyen Önalan, “Kentin altyapısı çok kötü, felakete davetiye çıkarıyor. Derenin akmasına izin verilmez, ıslah edilmez ve önüne bina yapılırsa, orman yangınları sonucunda bitki örtüsü yok olursa bu felaketlerle sürekli karşılaşılır. Her yere ev ve kentin dokusuna uygun olmayan gökdelenler yapılıyor. Gökdelenlerin altyapıları yetersiz. Kent artık nüfusu taşımıyor, dolayısıyla yağan her yağmur, olan her doğa olayı kente felaket olarak dönüyor. Karşılaştığımız durumun hiç sürpriz bir yanı yok. Bu kentleşmenin sonucunda olabilecek bir durum. Yağışlar devam ettiği müddetçe daha büyük felaketlerle karşılaşma durumumuz olacak” dedi.

‘ALSANCAK VE KONAK, GÖKDELEN CEHENNEMİ’

Her yolun asfaltlanmaması gerektiğini, asfalt ve betonlaşmanın da sel ve su baskınlarına davetiye çıkardığını belirten Önalan, yağmur suyunu düşey olarak drene edecek yol yapım sistemlerinin kullanılması gerektiğine işaret etti. Önalan, “Alsancak ve Konak, gökdelen cehennemine dönmüş durumda. Her taraf asfalt, altyapı yetersiz. Alsancak’ta, Kordon’da binaların zemin kotu ile aynı seviyede olması çok ciddi bir mühendislik hatası. Binalar yol kotuyla aynı seviyede yapılırsa, her taraf asfaltlanırsa yağan her yağmur, altyapı yetersizliğinden dolayı sele dönüşür” diye konuştu.

‘KENTSEL DEĞİŞİME İHTİYACIMIZ VAR’

Türkiye’de büyük kentlerin ciddi bir değişime ihtiyacı olduğunu söyleyen Önalan, “Nüfusun büyük çoğunluğu büyükşehirlerde yaşıyor. Kentlerin artık hareket edecek, afetlerle mücadele edecek hali kalmadı. İzmir’de 3 milyonun üzerinde insan yaşıyor.

Bu nüfusu bu kentin taşıması artık mümkün değil. Altyapı yetmiyor. Metropollerin nüfusunun seyrekleştirilmesi gerekiyor. Kısa vadede metropollere göçü durdurmak, uzun vadede insanları artık kırsala, tarıma yönlendirmek gerekiyor. Başka çaremiz yok. Ciddi bir kentsel değişime ihtiyacımız var. Bunu yapmazsak, her sene afetlerin şiddeti artacak. Kentleşmeyi bilmiyoruz, plan dahilinde kentleşmiyoruz; her yere bina, beton yapıyoruz. Nüfus, kentleşme, betonlaşma arttıkça daha çok afetle karşılaşacağız. Doğayla savaşmaya çalışıyoruz. Doğanın kendi kuralları var. Bu kurallar doğrultusunda bir denge oluşturmuş, dengeyi bozunca başımıza felaketler geliyor” dedi.

‘KENT YENİDEN PLANLANMALI’

İzmir merkezine çok fazla yağış düşmemesine rağmen sel ve su baskınlarının yaşandığını söyleyen Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar da “İzmir’de yağış sonrası olan sel ve su baskınları altyapının yetersizliği ve çarpık kentleşmenin bir sonucu” dedi.

Kuru dere yataklarının kapatılmasının yanlış olduğunu aktaran Prof. Dr. Yaşar, “Eski küçük dereler hep kapatıldı, her yer betonlandı. 1970’li yıllarda İzmir’in Buca ilçesinde yalnızca Adnan Menderes Caddesi betondu, başka hiçbir yerde asfalt yoktu. Yağmur yağdığı zaman toprak çekerdi. Ama şu anda yağmur suyunun toprağa gidecek yeri yok. İzmir’de yolların altı kazılıp, yağmur kanalları açılmalı. Çünkü yağmur ne kadar yağarsa yağsın kanallar aracılığıyla tahliye edilebilir” açıklamasında bulundu.

‘BİZ DE ÖNCE BİNA SONRA ALTYAPISI YAPILIYOR’

İzmir’in nüfusunun arttığını, altyapının yetersiz kaldığını söyleyen Prof. Dr. Yaşar, “Gelişmiş bir ülkelerde önce belediye arazinin altyapısını hazırlar, sonra müteahhit bina yapar. Biz de önce bina sonra altyapısı yapılıyor. Aşırı yağışlı dönemlerde daha çok sorunumuz olacak. Doğa bilimcileri ve şehir plancıların bir araya gelip, kenti yeniden planlanması gerekiyor” diye konuştu.

Uzmanlar net şekilde uyardı: ‘İzmir’in altyapısı felakete davetiye çıkartıyor’
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Bir Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!