Erdoğan: "Stokçuluğu yapanlar bunun hesabını verecek"

Erdoğan: "(Doktorlar) özel sektör çok daha büyük paralar verdiği için oralara kaçıp gidiyorlarmış. Bakın açık konuşuyorum. Açık konuşmayı severim. Varsın gidiyorlarsa gitsinler."

Sevda taşdemir
Sevda taşdemir Tüm Haberleri

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de ayçiçek yağı sorunu olmadığını belirterek, "Böyle bir sıkıntımız olmadığı hâlde bu stokçuluğu yapanlar bunun hesabını verecek" dedi.

Erdoğan, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" dolayısıyla kadın muhtarlarla bir araya geldi. Kadınlara hak ettiklerin değerin verilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, "Bizim siyaset hayatımızdaki en önemli mücadele alanlarımızdan biri de kadınlarımızı haklarına kavuşturmak olmuştur" diye konuştu. 

Erdoğan, "Kadın hakları konusunda kadınlardan yana tarafız. Kadınlara karşı şiddet ve şiddetle mücadele konusunda yine kadınlardan yana tarafız. Bunun için aile içi şiddeti şikayete tabi olmaktan çıkardık, re'sen takip edilen suçlar arasına aldık" diye konuştu. 

Tokat'ta Özlem adında bir kadının eşi tarafından 23 yerinden bıçaklandığını hatırlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Ne yaptılar, ne ettiler diye Adalet Bakanlığının da dün sunumu vardı, sorduk, ettik. Meğerse üç aydan sonra serbest bırakmışlar adamı. Aradık, araştırdık vesaire... Hamdolsun tekrar bu adi herifi içeri almışlar. Bizde de Genel Başkan Yardımcımız, Tokat Milletvekilimiz Özlem Hanım var. Hemen kendisiyle telefon irtibatlarını kurduk. Dedik 'Şimdi adaşın, Tokat Milletvekilimiz Özlem Hanım bu süreci takip edecek. Cumhurbaşkanı olarak ben de bu sürecin peşindeyim.' 2,5 yaşında da bir çocuğu var. 

Neden? Çünkü bu millet bize emanettir. Ve milletimizin bu emanetini bizim ortada bırakmamız mümkün değildir. Düşünün, 23 yerden bıçaklıyor... Hâkim sen nasıl oluyor da böyle birisini serbest bırakıyorsun? Hâkim böyle bir tasarruf yapıyor. Ondan sonra 'Yargıya hakaret...' Ne hakareti... Eğer ben bu ülkede Cumhurbaşkanıysam, sen de 23 yerden eşini bıçaklayan böyle bir adamı serbest bırakıyorsan, bununla ilgili söylenmesi gereken neyse bunu ben sana söylerim. 

Sonuna kadar da takip edeceğiz, daha bitmedi işimiz. Bakanıma da onu söyledim, 'Bunu yakın takibe alacaksın ve bu konu ile ilgili beni de süratle bilgilendireceksin, atılması gereken adımı da süratle atacağız' Bu, hâkim olabilir, savcı olabilir fark etmez. Biz, adaleti mülkün esası olarak gören bir medeniyetin mensuplarıyız. Adalet ortada kalmaz, yerde sürünmez. Onun için de gereğini yapacağız."

Takdir indirimine düzenleme

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadınlara yönelik şiddetle mücadelede yeni düzenlemeler yapacaklarını, TCK'daki takdir indiriminin uygulama alanını daraltacaklarını söyledi. Erdoğan, özetle şunları söyledi:

"Bu kapsamda failin pişmanlık içermeyen davranışları, takdiri indirim nedeni olarak kabul edilmeyecektir. Failin, sadece indirim almaya yönelik duruşmadaki tutum ve davranışları. Şu komikliğe bakın... Kılık kıyafeti, kravat takması, boyun bükmesi takdiri indirim sebebi olarak dikkate alınmayacaktır. Kadına yönelik şiddetle daha etkin mücadele edilebilmesi ve caydırıcılığın sağlanması amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve eziyet suçlarının kadına karşı işlenmesini nitelikli hâl kapsamına alarak cezaları artırıyoruz. (...)

Israrlı takip fiilleri müstakil suç olarak düzenlenecek, ısrarlı şekilde fiziken takip etmek, haberleşme ve iletişim araçlarını bilişim sistemlerini ve üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak fiilleri de artık suç sayılacaktır. Ayrıca bu tür suçların, ayrılık kararı verilen veya boşanılan eşe karşı işlenmesi mağdurun okulunu, iş yerini, konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olması, hakkında uzaklaştırma kararı verilen fail tarafından işlenmesi durumunda ısrarlı takip suçunun cezası yükselmektedir. Eşe veya boşanılan eşe karşı işlenen kasten yaralama suçları tutuklama nedeni olarak katalog suçlar arasına alınacaktır. Vekili bulunmayan şiddet mağduru kadınlara talepleri hâlinde ücretsiz olarak avukat görevlendirilmesi sağlanacaktır."

"Takip edip, bize ihbar edeceksiniz"

Erdoğan, muhtarlardan "bir isteği olduğunu" belirterek, şunları söyledi:  

"Mahallenizdeki, köyünüzdeki marketlerde, bakkallarda gerçekten ayçiçeği yağı var mı yok mu? Ama ben istiyorum ki, gerekirse sizler İçişleri Bakanlığımız adına bunların depolarını bile takip edip bize ihbar edeceksiniz, bu stokçuların gereğini biz yapacağız. 

Buralarda birinci derecede sorumlu kimdir? Validir. Sizler, valinin o mahallelerdeki elisiniz, ayağısınız. Sizler İçişleri Bakanımın elisiniz, ayağısınız. Cumhurbaşkanının elisiniz, ayağısınız. Yani, bu devleti provoke etmeye çalışanlara gereken dersi vermek bizim boynumuzun borcudur. 

Bunlar stokçu, bunlar ayçiçeği yağını, zeytinyağını vesaire depoluyor ve utanmadan sıkılmadan rakamları yükseltiyorlar, 'raflarda ayçiçeği yağı yok' diyerek böyle bir kampanyayı da yürütüyorlar. İşte burada bir olacağız, beraber olacağız bu ahlaktan yoksun olanlara da gereken dersi vereceğiz. Hiç endişeniz olmasın."

"Tesadüf değil, bilinçli eylemdir"

Erdoğan, bu konuda İçişleri Bakanı ile konuştuğunu belirtti ve şöyle devam etti:

"Dedim ki, valileri seferber edeceğiz, nerede bu tür bir ahlaksız varsa stokçu varsa bunların gereğini yapacağız. Çünkü bizim böyle bir sıkıntımız yok. Böyle bir sıkıntımız olmadığı hâlde bu stokçuluğu yapanlar bunun hesabını verecek. Türkiye'yi diğer yol ve yöntemlerle dize getiremeyeceklerini görenlerin, konjonktürel gelişmeleri bahane ederek bu gücümüze saldırmaları tesadüf değil, bilinçli bir eylemdir. Küresel sağlık, ekonomi ve güvenlik krizlerinin yol açtığı birtakım sorunları sadece ülkemize mahsus gibi göstermek suretiyle milletimizi karamsarlığa sürüklemek, insanlarımızı tahrik etmek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz."

“Gidiyorlarsa gitsinler"

Şehir hastaneleri, eğitim araştırma hastanelerinin kendileri döneminde yapıldığını anlatan Erdoğan, ülkede hastanesi olmayan ilçe dahi kalmadığını söyledi. Erdoğan, özetle şöyle konuştu:

"Efendim işte doktorlar az para aldıkları için ayrılıyorlar. Değerli kardeşlerim, samimi konuşuyorum, dost acı söyler ama gerçeği söyler. Bu hastaneleri inşa eden biziz. Bu doktorları okutan, yetiştiren bu devlet değil mi? Soruyorum, bu devlet değil mi? Bu devlet sizi okuttu, yetiştirdi. Maliyeti en yüksek olan da hangi birimdir? Sağlıktır. 

Ama şimdi 'Efendim işte az para veriyormuş” Sordum, en az alan ne alıyordur? 8 bin, 9 bin. En yüksek alan ne alıyordur? İşte 25 bin civarında alıyordur. Buna rağmen özel sektör çok daha büyük paralar verdiği için oralara kaçıp gidiyorlarmış. Bakın açık konuşuyorum. Açık konuşmayı severim. Varsın gidiyorlarsa gitsinler... Bizler de üniversiteleri yeni bitiren doktorlarımızı buralarda istihdam ederiz, bunlarla beraber bu yola devam ederiz. (...)

Gerekirse yurt dışından, ülkemize dönmek isteyenleri süratle buraya davet eder ve onları da ülkemizde istihdam ederiz. Buralar boş kalmaz, merak etmeyin. Ve şu anda asistan doktorlarımızla biz bu yola devam ederiz. Çünkü buralar boş kalmayacak. Ne gerekiyorsa bunu yapacağız. Doktorluk gibi aziz bir mesleği sadece paraya bina etmek, paraya onu dayamak herhalde pek de insani değildir." 

"Kurumlarımız takip ediyor"

Erdoğan, kurumların tüm gelişmeleri yakından takip ettiğini belirterek, manipülatif haraketleri yapanlardan "hukuk devleti ilkelerinden sapmadan hesabının sorulacağını" söyledi. Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bu vesileyle vatandaşlarımıza söylentilere aldırış etmemeleri, tahriklere gelmemeleri, provokasyonlara karşı daima teyakkuz hâlinde bulunmaları çağrısında bulunuyorum. Kurumlarımız tüm gelişmeleri yakından takip ediyor, tespitler yapıyor. Sorunun kaynağı, üretici, toptancı, perakendeci zincirinin herhangi birindeki aşırı kazanç hırsı veya tüketicilerin paniğe sevk edilmesi olabilir. Hiç fark etmez, hepsinin de gereğini yapmak boynumuzun borcudur."

Erdoğan, muhtar maaş ve haklarında iyileştirme yaptıklarını da ifade ederek muhtarlık hizmet binası yapımı konusunda projeler hazırlandığını da söyledi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyada krizler yaşanırken, ülkeyi can ve mal güvenliğinden altyapı eksikliklerinin giderilmesine, siyasi ve askerî etkinliğinden küresel itibarına kadar her bakımdan güçlü tutmayı başardıklarını söyledi. Erdoğan, "Eğer bugün Türkiye; kuzeyinde güneyinde, doğusunda batısında hem de sınırlarının tam dibinde yaşanan tüm istikrarsızlıklara, gerilimlere, çatışmalara rağmen, hedefleri doğrultusunda kararlılıkla ilerleyebiliyorsa gerisinde işte bu sağlam altyapı ve siyasi irade vardır" diye konuştu. 

08 Mar 2022 - 23:56 - Ekonomi

Son bir ayda birhaber.com.tr sitesinde 4.098 gösterim gerçekleşti.



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bir Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bir Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bir Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bir Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kadınların haklarını kim daha çok gasp etmektedir, kadınlar mı erkekler mi?