- 28 May 2021 - 22:28 G: 28 May 2021 - 22:30

Taksim Camii ibadete açıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Taksim Camii’nin yaklaşık bir buçuk asırlık bir mücadelenin ardından İstanbul’a kazandırıldığını belirterek, “Şu anda buradan Taksim Camii önünden yankılanan sesin, ülkemiz üzerinde hesapları olan tüm emperyalistleri, terör destekçilerini, insanlık düşmanlarını rahatsız ettiğinden şüpheniz olmasın. Taksim Camii kendi vatandaşları ile birlikte tüm dost ve kardeşlerinin tüm insanlığın umudu olan büyük ve güçlü Türkiye’nin doğuşunun işaret taşlarından birisidir.

Bir Haber
Bir Haber Tüm Haberleri
mask


Taksim Camii, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da kıldığı Cuma Namazı’nın ardından törenle ibadete açıldı. Camide ilk ezanın okunmasının ardından Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş tarafından ilk hutbe verildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımı ile kılınan ilk Cuma Namazı’nın ardından caminin açılışı, cami dışında düzenlenen törenle yapıldı.

Törende konuşan Erdoğan, Taksim Camii’nin İstanbul, ülkemiz ve alemi İslam için hayırlı olmasını dileyerek, camiyi yapan Sur Yapı’nın sahibi Altan, Hakan, Ufuk ve Atilla Elmas kardeşler başta olmak üzere mimarından işçisine kadar herkese teşekkür etti.

Sur Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Altan Elmas’ın konuşmasında, “Ben buranın çocuğuyum” dediğini ifade eden Erdoğan, “Altan Bey sen buranın çocuğusun da biz başka yerin çocuğu değiliz. Ben de Kasımpaşa’nın çocuğuyum. Biz buralarda çok gezdik, tozduk. Keşke dili olsa da buralar konuşsa. Talimhane ve Dolmabahçe buralarda çok dolaştık. Fakat Taksim Camii bizim dünyamızda farklı bir öneme sahipti. Çünkü caminin yerinde mescit bile yok ve burada maalesef cami yapımına müsaade yok. Adeta kümes gibi bir yerde, gazeteler üzerinde müminler namazlarını eda etmeye çalışıyorlar. Ve o günlerden bugünlere, 40’lı 50’li yıllardan bugünlere kimler geldi kimler geçti. İstanbulumuzun en güzel yerlerinden biri olan Taksim Meydanı, İstiklal Caddesi ve Tarlabaşı Bulvarı’nın kesişim noktasında yer alan camimizin içinden cemaati, minarelerinden ezanı kubbesinden kuran nidaları inşallah kıyamete kadar eksik olmayacaktır” diye konuştu.

Erdoğan, caminin mimarisiyle tarihi Beyoğlu’na uyumun yanında, mühendislik yöntemiyle de ülkemizde ve dünyada sayılı projeler arasında bulunduğunu, caminin İstanbul’un sembolleri arasındaki seçkin yerini şimdiden aldığını söyledi.
4 bin kişi aynı anda ibadet edebilecek
İbadet mekanlarının yanı sıra dijital kütüphanesi, kitap okuma, dinlenme ve sergi alanlarıyla Taksim Camii’nin İstanbul’un en önemli kültür sanat merkezlerinden biri olacağını ifade eden Erdoğan, şu bilgileri verdi:

“Üzerine oturduğu 2.5 dönümlük arsa üzerinde 33 metreyi bulan kubbe yüksekliği, 65 metreye yakın minare uzunluğuna sahip, açık ve kapalı alanlarında 4 bin kişinin aynı anda ibadet edebileceği caminin inşasında kullanılan her malzeme titizlikle seçilmiştir. Mihrap, mihber ve kürsüsü bizzat caminin banisi Altan Elmas tarafından tasarlanmıştır.

Taksim Camii’ni bir süre önce yeniden ibadete açtığımız Ayasoya Camii Kebiri’ne verilen bir selam, yarın ulaşacağımız İstanbul’un fethinin 568. yıldönümüne bir hediye olarak görüyorum. Bu vesile ile şehri İstanbul’u medeniyet mirasımıza katan Fatih Sultan Mehmet Han’ı da bir kez daha hürmetle yad ediyorum. Asırlardır davalarına hayat vermek için kendi canlarını seve seve feda eden aziz şehitlerimize rahmet diliyorum.”
“Taksim Camii 1.5 asırlık mücadele sonucu İstanbul’a kazandırıldı”
Taksim Camii’nin yaklaşık bir buçuk asırlık bir mücadelenin ardından İstanbul’a kazandırıldığını dile getiren Erdoğan, sürece ilişkin şu bilgileri verdi:

“Bu meydanda ilk cami inşaatı fikri tarihimize 93 Harbi diye geçen 1877-1878 Osmanlı Rus Harbi yıllarına kadar uzanır. Ülkemizin kurtuluş savaşı yıllarında da bu fikir milletimiz istiklal azminin bir sembolü olarak yeniden gündeme gelmiştir. Bölgedeki pek çok kiliseye karşılık sadece Ağa Camii’nin Taksim’e salam verdiğini gören Nazım Hikmet bu tabloyu dizelere şöyle dökmüştür. ‘Hafsalam almıyordu bu hazin hali önce-Ah ey zavallı cami seni böyle görünce-dertli bir çocuk gibi imanıma bağlandım-Allahımın ismini daha çok candan aldım.’ Nazımı bile hüzünlendiren bu tabloya rağmen tek parti döneminde Ayasofya ve Bezmialem camileri müzeye çevrilerek, milletimizin kalbinde yeni yaralar açılmıştır. Demokrat Parti’nin iktidara gelmesiyle Taksim Camii arayışları yeniden hız kazanmıştır. Bunun için kurulan bir dernek vasıtasıyla gösterilen gayretlere rağmen somut adım atılamadan 27 Mayıs darbesi gerçekleşmiştir. Darbenin ardından 1965 yılında dönemin Başbakanı Süleyman Demirel Taksim Camii’nin inşası için gereken arsanın Vakıflar Müdürlüğü’ne devrini sağlamıştır. Ancak bu tahsis CHP’li belediyenin kararı mahkemeye götürmesiyle durdurulmuştur. Merhum Demirel’in 1979 yılında bu konuda alınmasını sağladığı Bakanlar Kurulu kararı ise 12 Eylül darbecileri tarafından iptal edilmiştir. Neler çekti burası ya neler. Rahmetli Özal’ın Başbakanlığı döneminde Elmas ailesi kendisine başvurarak camiinin inşası için dileklerini dile getirmişlerse de şartlar uygun olmadığı için netice alınamamıştır.

1991 yılına gelindiğinde İbrahim Arslan’ın Başkanlığında şahsımın da aralarında yer aldığı 86 kişi ile birlikte Taksim Camii Kültür ve Sanat Vakfı kurularak mücadelede yeni bir safhaya geçilmiştir. Ülkemizin önde gelen iş fikir ve sanat insanlarının yer aldığı bu vakfın girişi de dönemin belediyesinin planda gereken değişiklikleri yapmamasıyla sonuçsuz kalmıştır. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçildiğimde milletimize verdiğimiz sözlerden biri de bu caminin inşasını gerçekleştirmekti. Ancak 28 Şubat süreci ve sonrasındaki gelişmeler nedeniyle bu sözümüzü o dönemde yerine getiremedik. Aynı amaçla Başbakan olarak 2013 yılında tekrar harekete geçtiğimizde ise karşımızda Gezi olaylarını bulduk. Gezi olayları...O teröristlerin karşımıza dikildiği an. Milletimizin 15 Temmuz şanlı direnişinin ardından artık hiçbir gücün bu girişimin önüne geçemeyeceği azim ve kararlılığı ile yeniden kollarımızı sıvadık. Elmas ailesi bize gelerek caminin inşasına talip olduklarını tekrar söylediler. Biz de bunun üzerine gereken hazırlıkları tamamlayarak 2017 Haziranında cami inşatına başlanabilmesini temin ettik. İşte bugün de tamimizi tekbirlerle selavatlarla dualarla ibadete açtık.”
Barbaros Hayrettin Paşa Camii yapılıyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde büyük Çamlıca Camii’nin tamamlanması ve Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasının ardından İstanbul’a kazandırdıkları bu üçüncü önemli manevi mirasın da asırlar boyunca şehri bir kandil gibi ışıtacağına inandığını söyledi.

Bu arada Barbaros Bulvarı üzerinde Barbaros Hayrettin Paşa Camii’ni inşa ettiklerini de dile getiren Erdoğan, “Onu da kısa zamanda bitireceğiz. Çünkü Barbaros oradan Beşiktaş’a indi. Orası da adeta bir mabetsiz beldedir. Ama şimdi Barbaros Hayrettin Paşa Camisini yaparak orayı da mabetsiz olmaktan çıkarıp, oradaki müslümanların ibadet edebilecekleri bir yeri hazırlayacağız” diye konuştu.
“Önümüze konacak faturayı göze alıyoruz”
Camilerin insanların kardeşliklerini pekiştirdikleri yerler olduğuna işaret eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Dünyanın dört bir yanında acıların zulümlerin adaletsizliklerin, sapkınlıkların kol gezdiği bir dönemde, birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize her zamankinden çok daha fazla ihtiyacımız var. Kardeşliğimizi güçlendirmeye başlayacağımız ilk yer de tüm farklılıklarımızdan sıyrılarak sadece kul olarak rabbimizin huzuruna vardığımız camilerimiz olmalıdır. Envai çeşit hile ve desise ile fitne ile yalanla, tuzakla, milletimizin birliğini, beraberliğini, kardeşliğini bozamayanlar camilerimizi de hedef almıştır. FETÖ’nün ibadet ve hayır kisvesi altında sergilediği ihanetin benzerlerini farklı görünümler sıfatlar bahaneler arkasında tekrarlamaya çalışanlara asla geçit vermeyeceğiz. Milletimizin bin yıldır canı pahasına koruduğu alın teri ile yükselttiği, gözünden bile koruduğu vatanını parçalamak, devletini zayıflatmak, uhuvetini bozmak için uğraşanların sonu yine hüsran olacaktır. Şehadetleri dinin temeli olan ezanımızı susturmaya, şehitlerimizin emaneti olan bayrağımızı indirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir. Türkiye’nin sadece kendi sınırlarından ibaret, sadece kendi vatandaşları ile kaim bir ülke olmadığının en büyük ispatı maruz kaldığı saldırılardır. Ülkemizi adeta yeni bir istiklal mücadelesi ile karşı karşıya bırakan bu saldırıların hepsini de akamete uğratmayı başardık. Bundan sonra da aynı azimle, kararlılıkla, dirayetle yolumuza devam edeceğiz. Kuşkusuz bozguna uğrattığımız her kirli atağın yerini yenisi alacaktır. Unutmayın zalimle mazlumun, haklıyla haksızın, doğruyla yanlışın mücadelesi kıyamete kadar sürecektir. Bize düşen hep doğruyu ve haklıyı savunarak, mazlumun yanında yer almak, zalime karşı koymaktır. Şayet bunun için ülke ve millet olarak önümüze bir fatura konacak... Onu da göze alıyoruz. Ecdadımızdan tevarüz ettiğimiz bu emaneti bizden sonraki nesillere boynumuz bükük ve yüzümüz al ve ak olarak teslim etmektense, başımız dik yüreğimiz ferah olarak 7 düvel ile karşı karşıya gelmeyi tercih ederiz. Şunu unutmayın Kuranı Kerim’de ‘üzülmeyin, inanıyorsanız üstün olan muhakkak sizsiniz’ diye buyurduğu, İstiklal Marşı’nın ‘korkma’ diye başladığı bir milletin siyasi, sosyal, ekonomik hiçbir tehdide baş eğmesi mümkün değildir.”
“Büyük ve güçlü Türkiye’nin işaret taşlarından biri”
“Şu anda buradan Taksim Camii önünden yankılanan sesin, ülkemiz üzerinde hesapları olan tüm emperyalistleri, terör destekçilerini, insanlık düşmanlarını rahatsız ettiğinden şüpheniz olmasın. Taksim Camii kendi vatandaşları ile birlikte tüm dost ve kardeşlerinin tüm insanlığın umudu olan büyük ve güçlü Türkiye’nin doğuşunun işaret taşlarından birisidir. Unutmayın milletimiz 150 yıllık hayaline bugün kavuşmuştur. Ülkemiz istiklalimizin timsali yeni bir eser daha kazanmıştır. Bu uzun mücadele döneminde camimizin vücut bulmasından emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Özellikle Caminin inşasını üstlenen Elmas ailesini bir kez daha tebrik ediyorum.”
Mescid’i Aksa dileği...
Sur Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Altan Elmas da konuşmasında, bugünün kendisi için büyük bir gün olduğunu ifade ederek, “Yürüdüğü yolda bütün engelleri aşa aşa gelen, bütün zorlukları yıka yıka gelen Cumhurbaşkanımıza bize bu eseri yapmamızı lütfettiği için teşekkür ediyorum. Rabbim Ayasofya’yı, Taksim Camii’ni lütfettiği gibi Mescid’i Aksa’ya da bu kürsüyü kurmayı nasip etsin. Taksim Camii davasının neye tekabül ettiğini biliriz. Davamız bugünleri de gördü. Ne kadar teşekkür etsem azdır” diye konuştu.

Taksim Camii açılış törenine TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Binali Yıldırım’ın da aralarından bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.

Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı açılış töreninin dışardan takibi için LED ekranlar kuruldu.

Isparta Belediyesi tarafından Taksim Camisi çevresine 25 ton gül suyu sıkıldı.

28 May 2021 - 22:28 - Kültür & Sanat

Son bir ayda birhaber.com.tr sitesinde 3.155 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bir Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bir Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Bir Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bir Haber değil haberi geçen ajanstır.